Eylül 09, 2010  

Gizli Servislerde bir gariplik var

RAHMİ YAĞMUR -ANF
Özel / 10:21 / 17 Temmuz 2010

MOSKOVA - ABD ve Rusya arasında yaşanan casusluk olayı basında modası geçmiş bir dizi casusluk romanı fantezisiyle birlikte işlenmeye devam ediyor. Olay kimisine göre ABD’nin ayaklarına dolanan Rus istihbaratçılarına bir ders vermek yada Rusların elinde bulunan dört ajanını kurtarmak için yaptığı sıradan bir operasyon olarak yorumlanıyor. Bunların doğruluk payı var. Çünkü Rusların elindeki 4 casus Rus dış istihbaratında deneyim sahibi iki albay, bir binbaşı ve bir de bilim adamından oluşuyor yani daha nitelikli elemanlar.

Konu hakkında ortalıkta o kadar çok senaryo dolaşıyor ki, bunların kimisi sadece esperiden ibaret olduğu anlaşılıyor. Her iki ülkenin bu konuda nasıl bu kadar kısa bir süre içinde anlaşıp değişimi gerçekleştirdiği dâhil cevaplanmamış birçok soru ortada duruyor. Bununun yerine Anna Chapman’ın estetiği üzerindeki tartışmalar daha fazla ama bunlar zaten algıları yönetmeye yönelik yöntemlerinin bir parçası.

Ancak yeraltından birkaç ajanın yakalanması ve değiş tokuştan fazla bir şeylerin kokusu alınıyor. Bu yıl servislerde bir gariplik var. Hatta stratejik bazı değişiklikler… İlk işaretler CIA Başkan Yardımcısı Steve Kappes’ın görevden alınmasıyla başladı. Ardı ardına Afganistan komutanlığındaki değişiklikler. Türk istihbaratının sistem değişikliği, İsrail’in değişim çalışmalarının 2011 de tamamlanacağına ilişkin açıklamaları ve FSB’nin yetkilerini artıran yeni yasa tasarısı gözlerden kaçmıyor.

Bu iki tartışmayı beraberinde NASA’nın CIA’dan daha fazla iş yaptığına ilişkin iddiaların hala ileriye yönelik kehanetler olduğu ve insan ağırlıklı istihbaratın hala çok önemini koruduğuna yönelik itirafları gündeme getirdi. Bu Afganistan’dan Irak’a ve yeni kırmızı saha olan İran’a yönelik operasyonlardaki yetersizliklerin gösterdiği gerçeklerdi.



Ama asıl önemli olan servislerde yaşanan bu hareketlilikler politikanın yeraltına çekilmesine yönelik işaretler taşıyor. Politikanın yeraltına çekilmesinin sebebi yeni müdahalelere hazırlık, ittifaklardaki istikrarsızlık ve dengelerdeki aşırı hareketliliktir. Tüm bunların altında ise Afganistan’dan İran’a uzanan müdahale sahasına yönelik girişimlerin önemli payı var.

Tabi

SERVİSLERDE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLER VAR

CIA Başkan Yardımcısı Steve Kappes, görevden alınacağına ilişkin haberlerle birlikte servislerdeki dalgalanma ve değişiklikler gündeme girdi. Kappes çok iyi Farsça ve Rusça biliyor, özellikle de Afganistan’dan İran ve Irak’a uzanan geniş müdahale sahasını izliyordu. Ayrıca 11 Eylül saldırıları sonrasında bölgede ‘terörle mücadele’ adı altında geliştirilen operasyonlar da önemli rol oynamıştı.

Her ne kadar görevden alınmasıyla ilgili bilgilerin içine işkence ve gizli cezaevleriyle ilgili konulara da değinilse, NATO konvoylarının saldırıya uğraması zamanlama ve rotalarının sızmasına yönelik şüpheler de dile geliyordu. Okyanus aşırı operasyonlarda yaşanan yetersizlikler ve yeni müdahalelerin yönetilmesi konusundaki endişeler vardı. Tabiî ki Kappes değişikliklerin sadece yansıyan yüzüydü.

Değişiklikler FSB’ de var. Moskova günlerdir üzerine tartışılan FSB yetkilerini artıran tasarıyı meclisten geçirdi. DUMA’da bu yasayı dün kabul etti.

Devlet sırları kapsamında hazırlanan tasarıda arşivlerin korunmasından, gözaltı ve tutuklamalara kadar birçok konuda servise daha geniş yetkiler tanınıyor. Tartışmalar yasaların (haklı olarak) daha çok içe yönelik yönlerine değinip konuyu hukuk ve demokrasi eksenlerinde ele alıyor. Bunun hukuk devletinin ortadan kaldırılması ve Çeka’ya dönüş olarak görenlerde var. Analistler servisin liberalizmi kendileri tehdit olarak algıladıklarını ve otoritelerini elde tutmak istediklerini iddia ediyor. Ancak değişiklerin hem önleyici istihbaratı geliştirmeye hem de dışarıya yönelik çalışmalarda önemli değişikliklere işaret ediyor.

MİT ÖNEMLİ BİR ÖRNEK

Bu değişikliklere örnek teşkil edebilecek gelişmelerden biri de MİT’te yaşandı. Teşkilat hem Kürt sorunundaki gelgitlerden dolayı sürekli ertelenen yönetim değişikliğini hem de sistemde yeniden yapılanmaya gitti.

MİT’teki değişiklikler aslında servislerdeki dalgalanmaları en iyi yansıtan tarzdaydı. Servisler uluslar arası ilişki ve dengelere göre pozisyon alıyordu. MİT’te bunu göz önünde bulundurarak dış istihbaratı farklı bir bölüm olarak yeniden ele aldı.

Soğuk savaş ilişkilerine göre şekillenmiş ve CIA’ye aşırı bağımlı yapısı yürümüyordu. Özellikle müdahale sahası olarak bilinen Ortadoğu konusunda CIA ve MOSAT’tan eskisi kadar bilgi alamadığı anlaşılıyor. Washington’dan PKK konusunda aldığı teknolojiye dayalı istihbarat bu öngörüyü değiştirmez. Söz konusu Kürtler olunca işler daha farklıdır. Ama bölge konusunda İran ile batı arasındaki hesaplaşmada tutarsız davranışlarından dolayı dengesiz kaldığı ve gelişmeler konusunda daha az bilgilendirildiği açıktır. Hatta kendisine verilen teknolojilerin planlarını İran’a verebilir kaygıları bile dile geldi. Oysa soğuk savaş boyunca MİT NATO’nun gizli kurumları ile CIA’nin bir yan kolu gibi çalış(tırıl)ıyordu. Ama daha sonra Irak’a müdahale ile başlayan İran politikalarıyla süren güven sorununun istihbarat paylaşımına da yansıdığı görülüyor.

Bu yüzdende MİT’i yeniden yapılandırarak dış çalışmalarda kendine yeterli hale getirilmeye çalışıyor. Tabi bu konuda geniş bir bölgede dini ve etnik avantajlara sahip olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Ama bu çalışmalarda ülkelerin güçleri göz önüne getirildiğinde biraz bilgi yoksulluğunun yaşanacağı anlaşılıyor.

POLİTİKA NEDEN YERALTINA ÇEKİLİYOR

Dengelerdeki istikrarsızlığın yol açtığı güvensizlik bunda temel rol oynuyor. İran’a yönelik –çok tan başlamış müdahale- dengelerde sarsıyor. Çin dahi dünyanın birçok ülkesi kendi ekonomileri için kader belirleyici olan bu sahadaki gelişmeleri yakından izliyor. Yine Rusya kendi tarihsel jeopolitik güvenliği ve enerji sahasının (Hazar’ın) dengelerini değiştirebileceğini düşünüyor. Türkiye bu konuyu enerjiden dolayı ekonomik, Kürtlerden dolayı ulusal güvenliğine yönelik stratejik riskler taşıdığına inanıyor.

Dünya o kadar birbirine bağımlı hale geldi ki bu konudan etkilenmeyecek ülke yok gibi.. Tabiî ki durum istihbarat edinme yâda önleyici tedbir geliştirme konusunda ciddi bir mücadeleyi ortaya çıkarıyor.

Yeni gelişmeler bölgeyi ve uluslar arası ilişkileri daha iyi izlemeye ve analiz etmeye yönelik kurumları intişara yöneltiyor.

ANF NEWS AGENCY

NOT: HABERİ KOPYALAMAK VEYA YENİDEN YAYINLAMAK YASAKTIR


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê