Eylül 09, 2010
MAXMUR - Yılların zulmünü, sefaletini ve ölümlerini geride bırakan mülteciler Mayıs 98'in sonlarında Maxmur'a ulaştıklarında şok olmuşlardı. Karşılarında uzanan arazi bir çöldü. Bir günde iklim değiştirmişler, baharın serinliğinden, yazın dayanılmaz çöl sıcaklığına geçmişlerdi…
Günlerce kavurucu güneşin altında, sığınacakları hiçbir barınak olmadan öylece kalakaldılar. Su ve yeşil adına hiçbir şey görünmüyordu ortalıkta. Ama rüzgar, ama toz, ama akrep ve yılan boldu. Belki görünürde Türk devletinin ve KDP'nin baskılarından kurtulmuşlardı ama sonuçta hayata uzak ölüme yakın bir alandı burası da. Kürde koskoca dünyada kala kala bu birkaç kilometrekarelik çöl kalmıştı.
Çöl rüzgarının savurup durduğu tozlu havadan başka bir şey yoktu. "Varolmak bir lütuf değil, dayanılmaz bir ağırlıktır" sözünü doğrulayan bir tablo gibi duruyorlardı çölün ortasında Kürt mülteciler.
Çölde bir yeni hayat mekanı. Petrol kenti Musul'a bağlı Maxmur kasabasına üç kilometre uzaklıkta bir mülteci kampı. Ve kampın üstünde sanki gökyüzünde salınıp duran, çöl rüzgarında bir serap, bir fata morgana gibi dalgalanan bir tabela.
Kampta yaşayanların büyük çoğunluğu çocuk ve kadın. Okul çağındaki kız çocukları dışında kadınların çoğunluğu okuma-yazma bilmiyor. Mücadele öncesine göre siyasal ve sosyal anlamda belli bir değişim sürecine girmişler, fakat toplumsal bakış açısı kolay değişmiyor, geleneksel yaşam özellikleri hala ağır basıyor.
Zorunlu göç başladığında ana karnında veya bebek olanlar şimdi kocaman çocuklar oldu. Diğerleri ise üniversiteyi okuyor.
Ölümün takibinde, kuşatmalar, saldırılar altında büyümek, psikologlara sorulsa herhalde dünyada bir çocuğun başına gelebilecek en büyük felakettir.
Mülteci çocuklar işte böylesi bir felaket içinde bir çocuk olarak iyi beslenme, barınma, eğitilme, oynama şöyle dursun hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar...
Onlarca Kürt çocuğu bu mültecilik yıllarında hastalıktan soğuktan, zehirlenmeden, çöl fırtınasından dolayı hayatını kaybetti.
Binlerce Kürt çocuğu şimdi tüm zorluklara rağmen eğitimini sürdürerek yarınlara hazırlanıyor.
Kürt mültecileri onlar… Hep öteki bırakılmış bir ulusun öteki mülteci çocukları… Göç yollarında büyüyen çocukları…
ANF NEWS AGENCY