Eylül 09, 2010
HATAY - Kürtlere yönelik İngöl ve Dörtyol’da ırkçı saldırılar ardından günler geçmesine rağmen, hükümet herhangi bir tedbir açıklamadı. Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’daki mitingde yaptığı konuşmada, ırkçılığa karşı herhangi bir tedbirden bahsetmedi. Erdoğan, referandum için “evet” isterken, olayları referandumla bağlantılandırdı.
AKP iktidarının İçişleri Bakanı Bursa’nın İnegöl ilçesinde Kürtlere yönelik yapılan ırkçı saldırılarda bulunanları “amigo” olarak gösterdi. Bu kentin Valisi, ise “vatansever tepki” diyerek ırkçıları savundu. Ardından Dörtyol’da Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar geliştirildi, BDP binası dahil Kürtlere ait onlarca ev ve işyeri yakıldı. Devlet ırkçı saldırılara karşı herhangi bir önlem almadığı gibi, bu saldırılarda bulunanlar da cezalandırılmadı.
Dörtyol’daki saldırılar ardından Hatay’a bugün gelen Başbakan Erdoğan, referendum için “evet” oyu istedi, olayların sorumluluğunu başkalarına atmayı tercih etti. Hükümetinin ırkçı saldırılar karşısında nasıl bir tavır alacağı ve ne tür önlemlerin geliştirileceğine dair herhangi bir açıklamada bulunmayan Erdoğan, daha önce yapılan açıklamaların ötesine geçemedi. Saldırganlar ve mağdurlar belli ancak Erdoğan sorunu başka yerde aradı.
MAĞDUR KÜTLER, SUÇLU BAŞKA YERDE ARANIYOR
Mağdur olanlar ve evleri-barkları yıkılanlar Kürtler olmasına rağmen olayı PKK’ye yıkmaya çalışan Erdoğan, şöyle konuştu: “Terör örgütü gençleri sokağa dökmek istiyor. Arbede istiyor, kaos istiyor. Öfkesine hakşm olamayıp sokağa dökülen, polis araçlarına ateş açanlar, sivil araçları ateşe verenler terör örgütünün tuzağına düşüyorlar. Öfke gelir, göz kararır, öfke gider, unutmayın yüz kızarır. Bugünler gelip geçecek. Bin yıldır olduğu gibi birbirimizin yüzüne bakacağız. Hataylı kardeşlerimin, tüm vatandaşlarımın dikkatli olmasını rica ediyorum. Terör örgütü halk sokağa dökülsün istiyor. Bu oyuna gelmeyelim. Terör örgütü öfkelenmenizi istiyor. Sağduyudan ayrılmayın. Bu tuzağa düşmeyin. Kim ki eline taş alır komşusuna fırlatırsa o kaybetmiştir. O, tuzağa düşmüştür. Kim ki komşusuna husumetle bakarsa o, terör örgütünün kirli senaryosuna alet olmuştur. Yerel idarecilerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız gerekenleri yapıyor. Kimse kendisini polis, hakim yerine koyup şiddete başvurmasın. Bu olayların zamanlamasına bakın. Türkiye çok önemki bir halk oylamasının arifesindeyken bu saldırılar yapıyor. Türkiye demokrasi, özgürlük adına önemli bir kararın arifesindeyken terör örgütü sinsi tuzaklar kurmaya çalışıyor. Böyle hassas dönemde sağduyu açıklamaları yapması gereken muhalefete sesleniyorum, ‘Siz sokakları daha da kışkırtmanın peşindesiniz’”
ERDOĞAN SALDIRGANLARI DEĞİL BDP’Yİ SUÇLADI
Dörtyol’da günlerce Kürtlerin evleri ve işleri yakılırken yetkililer ve polislerin neden olayları engellemediğini sorgulamayan Erdoğan, yine BDP’yi suçlamayı tercih etti. Erdoğan, “BDP, olayları yatıştırmak isterken gerginliği artıracak sorumsuzca açıklamalar yapıyor. Çıkıyor, bir konvoyla beraber Dörtyol'a gelecekmiş. Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mı kaldı? Bırak ilgililer yapsın. Sen işine bak. Anti demokratik değil demokratik yollardan iktidara gelmeye bak. Demokrasiyi benimse. Daha henüz bunu benimsemedin.”
Erdoğan MHP ve CHP’ye de aynı tonda sert eleştiriler yapdı: “MHP, Dörtyol'daki gerginliği fırsat biliyor. CHP bu kargaşadan ne koparabilirim diye meseleye bakıyor. Sokakları daha da tahrik etme gayretine giriyor. Bunların mantığı bu: "AK Parti başarılı olmasın da millete ne olursa olsun" Ben de bunun tam tersini söylüyorum. Hatay'dan söylüyorum, şehidimin bir damla kanına, bırakın iktidarı bütün varlığımızı feda etmeye hazırız. Biz buyuz. Ama bu terör, 26 yıldır bu ülkede var. Bunun 7 yılında biz iktidardayız. 19 yılda bu terör ne oldu?”
CHP, MHP, BDP, YARSAV, PKK
Anayasa değişiklik paketine yapılan muhalefeten duyduğu rahatsızlığı da dile getiren Erdoğan, Kürtlerin için herhangi bir değişikliğin olmadığı paketin reddedilmesine tepki gösterdi. Erdoğan, “Anayasa değişikliğine CHP karşı çıkıyor. MHP karşı çıkıyor. BDP karşı çıkıyor. Bu Anayasa değişikliğine bir kısım medya karşı çıkıyor. Karanlıktan medet uman çeteler karşı çıkıyor. Statükoya sırtını dayamış, tuzu kuru seçkinler ‘Evet’e karşı çıkıyor. Bir de terör örgütü karşı çıkıyor. Bundan daha açık, net ne olabilir? CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü biraraya toplanmış. Kime karşuı ‘Evet’ diyenlere karşı. Bu ittifaktan Türkiye menfaat sağalayabilir mi? Mesele bu. Bunlar memleketin hiçbir meselesinde biraraya gelmezler. Demokrasiden, özgürlükten kaçarlar. Ama milletin ufkunu açacak bu değişikliğe karşı çıkıyorlar. Şerde ittifak ediyorlar. Hatay'da özellikle CHP'ye oy vermiş kardeşimi CHP yönetiminden ayrı tutuyorum. Ne yazık ki CHP'de, MHP'de, BDP'de kendi kitlelerinin iradesini yansıtmıyor.”
ANF NEWS AGENCY